Doğuştan Genital Anomaliler

Hipospadias ve Epispadias nedir?

Hipospadias, idrar deliğinin penis ucu yerine penisin alt yüzündeki bir noktada bulunmasıyla karakterize doğuştan olan yapısal bozukluktur. Üç yüz canlı erkek doğumdan birinde görülür. İdrar deliği penis ucundan uzaklaştıkça yani vücuda yaklaştıkça bozukluğun ağırlık ve derecesi artar, buna karşılık görülme olasılığı azalır. En sık görülen şekli penis ucuna yakın tipte (glandüler) olanı, en az görüleni ise perineal tipte olanıdır.

Hipospadias görülen hastaların çoğunluğunda "chordee" denilen mevcut idrar deliği ile penis ucu arasında uzanan bant bulunur. Bu bant ereksiyon sırasında penisin öne doğru kıvrılmasına neden olur. Bu oluşum ameliyat sırasında çıkarılır.

Tüm hastaların ayrıca mevcut olabilecek diğer organ anomalileri yönünden sistemik olarak araştırılması ve intravenöz pyelogram yapılması gerekir. Hipospadias ile birlikte inmemiş testis, böbrek anormallikleri, fıtıklar ve diğer doğuştan anomaliler bulunabilir.

Hipospadiaslı hastada penis yapısında da farklılık mevcuttur. Üretra ve korpus spongiosum oluşmamıştır. Chordee denilen bant glansı öne doğru kıvırarak şeklinde bozulma yaratır. Daha çok spatül şeklinde ve daha yassı görünümdedir. Sünnet derisi ön tarafta eksiktir.

Epispadias yine idrar deliğinin penisin üst tarafında olduğu ,beraberinde idrar kesesi ve ürolojik problemlerin eşlik edebildiği bir genital anomalidir.

Tedavi imkanları nasıl?

Ameliyat için penis dokusunun yeterli büyüklüğe ulaşması beklenir. Bu süre cerrah tarafından belirlenir. Ancak cerrahın bu konuda tecrübeli olması önerilir. Çünkü hatalı ameliyatların düzeltilmesi ilk ameliyattan çok daha zordur. Öncelikle hipospadias bulunan çocukların sünnet ettirilmemesi tavsiye edilir. Sünnet derisi ameliyat sırasında yeni idrar kanalının oluşturulmasında ya da penis ön tarafının kapatılmasında kullanılacak yedek deri kaynağını oluşturacaktır. Genellikle ameliyatın çocuk okula başlamadan önce yapılması tercih edilir. Ameliyat için birçok teknik mevcut olup cerrahın tercihine bağlı olacaktır. Günümüzde mikrocerrahi tekniklerin gelişmesiyle çok başarılı tedavi imkanları vardır.